Kahvedeki seçim tartışması

Toygun ATİLLA yazdı

Öncelikle belirtmem gerekir ki, bu kez ortam diğer seçimlerin öncesine göre hayli gergindi. Tatlı tatlı atışmalar, yerini daha sert söylemlere bırakmıştı. Önceki seçimlerde aynı masanın etrafında yapılan tartışmalar, aynıların aynı masada oturduğu adeta çift kale maça dönüşmüştü. O yüzden de sesler biraz daha yüksek, tavırlar biraz daha agresifti.

Okuyacağınız tartışma bire bir kahve muhabbetinin gözlenmesi sonunda kaleme alınmıştır.

Muhalif seçmen: “Diktatör gidiyor. Az kaldı. Memlekete demokrasi gelsin, özgürlük gelsin. Siz de özgürlüğün tadını çıkarın. (Yine baharlar gelecek. Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim şarkısını yüksek sesle seslendiriyor)

İktidar yanlısı seçmen: “Bahar mı gelecek kış mı görürsün. Kim diktatör ? Siz diktatör görmemişsiniz. Esas sizin Kemal dedeniz diktatör. Bütün delegeleri değiştirdi. Parti meclisini kendi adamları yaptı. Dön de kendi partine bak”

M: “Hahaha memlekette hapse atmadık adam bırakmadı, sen parti meclisinden bahsediyorsun. Kurban ol Kemal dedemin demokratlığına”

İ: “Vallahi demokrat Kemal’i gördük. Muharrem İnce’ye neler yaptılar. Adam 2 aydır sosyal medyada linç ediliyor. Kumpas üstüne kumpas. Sahte belgeler, sahte kasetler. Muharrem İnce’ye destek verenleri taşlıyorlar. Bu mu demokratlık ? ”

M:“Hadi oradan. Oyları bölüyor. Biz, memleketi düze çıkaralım diye uğraşıyoruz. O sarayın çıkarlarına çalışıyor. Geçen seçimde aynısını yaptı, bu seçimde…”

İ:“Yahu Muharrem İnce sizin adayınız değil miydi ? Adamı iki dakikada sattınız. Geçen seçimlerde kurtarıcı diye sunduğunuz adama demedik laf bırakmadınız. Ne sapıklığı kaldı, ne bölücülüğü ? Sizi gidi pabucumun demokratları sizi”

M:“Yoo o işler öyle değil. “Adam haklı” dedi. Sandıkta aldığımız seçimi Tayyibe kendi elleri ile teslim etti. Ortalıktan kayboldu. Sarayın adamı sarayın”

İ:“Tabi, çıksın meydana insanları sokağa döksün, memleket kan gölüne dönsün istiyordunuz değil mi ? Muharrem İnce oyununuzu bozdu diye bu öfkeniz ? ”

M:“Siz kafayı yemişsiniz. Hep komplo teorileri, hep korku imparatorluğu… Böyle korkuta korkuta insanları sindirdiniz. Yok sokağı karıştıracaklar, yok dış güçler”

İ:“Bak konuşana, FETÖ’yü PKK’yı yanlarına almış. Bi de utanmadan laf ediyorsunuz. Ülkeyi yangın yerine çevireceksiniz. Salak mı zannediyorsunuz bizi”

M:“Hahahaha (kahkaha atarak) Megri megrileri ne çabuk unuttunuz. PKK’lıları tören alayı ile karşılayan siz değil miydiniz ? Ne zaman milliyetçi oldunuz siz ? FETÖ konusuna girmiyorum bile “Ne istedilerse verdik” diyen kimdi ? Kalkmış bize ahkam kesiyorsun. Dön de geçmişinize bak”

İ:“15 Temmuz’da biz sokakta bu hainlere göğsümüzü siper ederken siz neredeydiniz ? Tayyip gitsin de ülke yangın yerine dönsün diye ellerinizi ovuştura ovuştura izliyordunuz. FETÖ’ye ağzınızı açıp tek laf edemiyorsunuz, PKK’yı kanatlarınıza almışsınız. Her ağzımızı açtığımızda da aynı nakarat. Bugüne bak bugüne… FETÖ ile PKK ile iş tutuyorsunuz. Bu memleket bunu yemez”

M:“Biz FETÖ ile PKK ile iş tutuyoruz da siz sanki cennetten çıkmışsınız. Hizbullahçıları içinize kattınız. HÜDA-PAR’ı ittifak üyesi yaptınız. Gaffar Okan’ın katillerini içinize aldınız. Bu nasıl olacak ? “

İ:“Bir tarafta şiddetten vazgeçmiş, legalleşmiş bir parti. Diğer tarafta PKK’dan halen kopamamış HDP, halen ülkeye hainlik yapan FETÖ. CHP’lilerin ağzından FETÖ lafı çıkmıyor. Mideniz nasıl kaldıracak bunlara oy vermeye”

M:“Biz Atatürk’ün partisiyiz. Bunlar işlemez bize. Önce bir Tayyip’i indirelim. Sonra PKK’nın da FETÖ’nün de defterini düreriz. Siz rahat olun. Tayyip gitsin sonrası Allah Kerim”

İ:“Gözünüzü kan bürümüş. Tayyip gittiğinde sisteme aldığınız FETÖ’den PKK’dan kurtulacağınızı zannediyorsunuz öyle mi ? Önce sizi sonra memleketi çiğ çiğ yerler. 15 Temmuz’daki gibi ölümüne savaşacak adam da bulamazsınız. Benden söylemesi”

M:“Sen öyle zannet. Bak nasıl oluyor. Yine baharlar gelecek ooo (şarkıdan nakaratları yüksek sesle söylüyor) HAHAHAHA (kahkaha atıyor”

İ:”KHK’lıları sisteme sokacakmış. İstanbul mitinginde görmediniz mi ? Bütün FETÖ’cüler ellerinde dövizlerle, pankartlarla miting alanına gelmişti. Sisteme sokun da bakalım paçayı nasıl kurtaracaksınız”

M:“Biz Atatürk’ün partisiyiz. Tarikatla cemaatle işimiz olmaz”

İ:“Kimsenin ağzından Atatürk adı çıkmıyor. Bırak adını anmayı “Kemalizm Irkçılıktır” diyen Taraf gazetesi yazarı Yüksel Taşkın’ı İzmir 1. sıradan milletvekili adayı yaptınız. Canan Kaftancıoğlu’nun sözleri ortada. Hani nerede Atatürkçülük”

M:“Yahu siz ne zaman Atatürkçü oldunuz da bize Atatürkçülüğü savunuyorsunuz. Menzilciler, İsmailağacılar, memlekette ne kadar gerici Atatürk düşmanı varsa partinize doluşturmuşunuz bize Atatürkçülük dersi veriyorsunuz. Bırakın Allah aşkına bu işleri”

İ:“Onu bırak bunu bırak. Ne zaman bam telinize bassak, kıvırıyorsunuz”

M:“O kıvırma işlerini siz daha iyi bilirsiniz. Soylu’nun FETÖ’yü öven sözleri halen arşivlerde. Açtırma kutuyu söyletme kötüyü”

İ:“Yahu Muharrem İnce’yi FETÖ’cülerle birlikte alaşağı ettiniz. Resmen iş tutuyorsunuz. Halen arşiv diyorsun”

M:“Geçelim bu mevzuları. Millet eve ekmek götüremiyor. Et yiyemiyor. Dolar almış başını gitmiş. Kiralar desen uçmuş. Sen ekonomiden haber ver ekonomiden. Milleti FETÖ ile PKK ile kandırmayın. Aç millet aç”

İ:“Ekonomik kumpaslarınızdan haberiniz yok zannediyorsunuz değil mi ? Rahip Bronson’un tutuklanmasından sonra olan bitenin farkında değil miyiz zannediyorsun ? O günden sonra yurt dışı kaynaklı çekilen operasyonların farkında değil miyiz ? Hele şu seçim bi bitsin. Bak gör Reis, ekonomiyi nasıl eski rayına sokuyor”

M:“HAHAHA… Ulan bu dış güçler olmasa siz ne yapacaksınız. Her söze aynı cevap. Mehmet Şimşek’i şutla. Damadı al ekonominin başına koy, jöleliyi ekonomi danışmanı yap. Sonra da dış güç de. Kovduğun Mehmet Şimşek’e kurtarıcı muamelesi yap. Merkez Bankası’nda bürokrat bırakma. Nebati’nin gözlerinde ekonomiye çare ara. Yandı gülüm keten helva. Sonra da dış güçler. Hay sizin dış güçlerinize …”

İ:”Kemal deden, 300 milyar getirecek öyle mi ? İngiltere’deki ABD’deki tefeciler neyin karşılığında verecek bu parayı. O parayı alıp, karşılığında ne vereceksiniz ? IMF’lerle bu memleketi gırtlağına kadar borca soktunuz. 3 cente muhtaç ettiniz. Kemal’in kara kaşına kara gözüne mi verecekler bu parayı. Üretim nerde, istihdam nerede ? Bunlardan bahsediyor mu Bay Bay Kemal. Sen bana esas ondan haber ver? “

M:”Kuru soğana muhtaç ettiniz insanları sen bana 3 cent diyorsun. Menemeni bile soğansız yiyor insanlar. Sen ne konuşuyorsun”

İ:”Bırak boş lafları. Ülkenin savunma sanayindeki gelişimini görmüyor musunuz ? Memleket tarihinde ilk kez kendi uçağını, kendi gemisini üretiyor. İHA’larını SİHA’larını dünyaya pazarlıyor. Dış politikada da Türkiye dengeleri değiştiriyor. Bölgede lider ülke pozisyonuna geliyor. Bunları görmüyor musunuz”

M:“Bu kadarlık yıllık iktidarda bunu da yapın arkadaş. Kusura bakma ama vatandaşın gündemi savunma sanayi değil. Yediği ekmek. Sen hayat pahalılığından haber ver”

İ:“Savunma sanayin güçlü olmaz ise ekonominde güçlü olmaz. Bunlar birbiri ile bağlantılı. Siz de bunun böyle olduğunu biliyorsunuz ama anlamak işinize gelmiyor”

M:“Nerede 418 milyar dolar. Beşli çetelerle hiç ettiğiniz. Yap-işlet-devret modelleri ile milletin parasını peşkeş çektiğiniz paralar nerede. Kimin cebinde ? Hepsinin hesabını vereceksiniz ? “

İ:“Beşli çete beşli çete diyorsun da. İYİ Parti’nin Ankara 2.Bölge 2.sıra milletvekili adayı Sedat Aksakallı beşli çetenin avukatı. Sen hele buna cevap ver”

M:“Avukat ayrı diğerleri ayrı. Herkesin savunulma hakkı var. Bundan bir şey çıkmaz. Daha ciddi şeyler bul”

İ:“Memleketteki kumpasların Adalet Bakanı Sadullah Ergin Ankara’dan, memleketteki kumpasların İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Ordu’dan aday. Dün İngilizci dediğiniz Ali Babacan’ın, Türkiye’yi Suriye bataklığına sürükleyen Ahmet Davutoğlu’nun paçasına tutunmuşsunuz. İYİ Parti’de milletvekkili adaylıkları ihaleye çıkmış. En az 8 il FETÖ’cülere teslim edilmiş. Bir yandan da Ak Parti’nin eskilerinden medet umuyorsunuz. Sonra da Atatürkçülük diyorsunuz. Vay anam vay”

M:”Biz milleti birleştiriyoruz. Siz bölüyorsunuz. Memleketi kutuplaştırdınız. Her yeri yandaşlarla doldurdunuz. Liyakatın yerini sadakat aldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne yaptığını seçimden sonra göreceksin. Bunlar boş lakırdılar. Siz işinize bakın”

İ:“El mi yaman bey mi yaman görürsün. Bu millet sizin samimiyetsizliğinizi yemez”

Tartışma uzadı da uzadı… Tüm bunları ise kahvenin diğer bölümlerinde sessizce izleyip, değerlendiren, tartışmaya hiç katılmayan insanlar vardı.
Zaman zaman düşünceli, zaman zaman gülerek, zaman zaman da kafa sallayarak izlediler ortamı.
İşte o sessiz çoğunluk, yarın yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını belirleyecek olan kitleydi…

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir