Hollandalı ‘donör çocuk’ 4,5 yıllık mücadele sonunda sperm bağışçısı babasının kimliğini öğrendi

Hollanda’da sperm bağışçısı babasının kimliğini öğrenmek için mahkemeye başvuran ilk “donör çocuk” olan 23 yaşındaki Maria adlı genç kadın, 4,5 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından, biyolojik babasına ulaşmayı başardı.

Hollandalı baba-kız, uzmanların gözetenimde ilk kez bir araya gelerek 2 saat boyunca sohbet etti. Her ikisi de, tanışmaktan mutlu olduklarını söylüyor.

Hollanda’nın doğusundaki Arnhem kentinde bulunan Rijnstate Hastanesi’nin sperm bağışçısı olan erkek donör, çocuğu 16 yaşına geldiğinde, kimlik bilgilerini öğrenebileceğine ilişkin bir belge imzaladı.

Ancak 2004 yılında, bağışladığı spermler sayesinde 25’ten fazla donör çocuğu olduğunu öğrenen Hollandalı erkek, kimliğinin gizli kalmasını istedi. Şu ana kadar 57 çocuğun babası olduğu belirtilen bağışçı erkek, hastanenin sistemine “K34” koduyla kaydedildi.

Utrecht kenti yakınlarındaki Houten kasabasında yaşayan Maria adlı donör çocuk, 16 yaşına geldiğinde, biyolojik babasının kimliğini öğrenmek için hastaneye başvurdu. Ancak babası, sonradan bilgilerinin gizli kalmasına ilişkin başka bir belge imzaladığı için, başvurusuna olumlu yanıt alamadı.

Annesinin, ismini açıklama koşulu nedeniyle spermi kabul ettiğini belirterek, Hollanda Yapay Döllenme Bağışçı Verileri Vakfı’na (SDKB) başvuran Maria, burdadan da eli boş döndü.

İsimsiz sperm bağışını yasaklayan 2004 tarihli düzenlemedeki bir boşluğu farkeden Hollandalı genç, annesinden habersiz hukuk mücadelesi başlattı. Maria, 2017 yılında Arnhem Mahkemesi’ne başvurarak, babasının kimliğinin açıklanmasını istedi.

Mahkeme, sperm bağışçısı babasının kimliğini öğrenmek için dava açan ilk donör çocuk olan Maria’nın talebini redderek, “K34″ün bilgilerinin gizli kalmasına hükmetti.

Ancak hakim, bağışlanan spermlerden olan çocukların çıkarları için yasanın değiştirilmesini de talep etti.

Bir süre sonra Lahey’deki mahkeme, bir grup donör çocuğun SDKB ve doğurganlık kliniği aleyhine açtığı davada, çocukların “ağır menfaat talebi olmadığı sürece” bağışçının kimliğini öğrenme hakkı olduğuna karar verdi.

Maria, Lahey Mahkemesi’nin bu kararına dayanarak, yeniden mücadelesine devam etti. 2021’in sonunda Yapay Döllenme Bağışçı Verileri Vakfı geri adım attı ve ağır çıkar talebinde bulunulmaması koşuluyla, biyolojik babasının bilgilerinin verileceğini bildirdi.

Vakfın durumu ilettiği bağışçı baba da, Maria ile görüşmek istediğini söyledi. Hollandalı baba-kız, Ebeveynlik Sorunları Vakfı (Fiom) uzmanları gözetdiminde bir süre önce bir araya geldiler.

Maria, o anı AD gazetesine, “Çılgınca bir andı. Çok gergindim ama Fiom uzmanlarının yönlendirmesi sayesinde rahatladım” sözleriyle anlattı.

Babasından hiçbir beklentisi olmadığını vurgulayan gence göre, asıl öğrenmek istediği, neden önce kimliğinin açıklanmasına izin verip, sonra bundan caydığıydı.

Bağışçı baba, 2009 yılında hastanenin kendisine 25’ten fazla çocuğu bulunduğunu bildirmesi üzerine böyle bir karar almış. Hastaneye göre, bağışçı babanın en az 57 çocuğun babası olduğu ortaya çıkmış.

‘Onu anlayabiliyorum’

Maria, “Bence de 25 çocuk çok fazla ama aslında bunun 2 katından fazla çocuğunuz olduğunu öğrendiğinizde bunun daha korkutucu olduğunu anlayabiliyorum. Bunun ağır bir karar olduğunu ve bu kararı alırken zorlandığını söyledi” diye konuştu.

Bağışçı baba da, gazeteye gönderdiği yazılı yanıtta, kızıyla buluştuğu için mutlu olduğunu belirterek, artık donör çocukları için bir şeyler yapabileceğini hissettiğini söyledi.

Aslında en başta kimliğini gizlemek istemediğini vurgulayan bağışçı baba, “Ancak hayat bazen tahmin ettiğiniz gibi gitmez. Hayatımın bir dönemi, donör çocuklarla temas kurmaya uygun değildi” dedi.

Her iki taraf da, 2 saat süren görüşmeden memnun ayrılmış. Maria, 4,5 yıl süren uğraş sonunda duygularını şöyle dile getiriyor:

“Bağışçı babam artık sayısal bir koddan ibaret değil. Adı, yüzü olan bir insan. Artık onu böyle düşünebilmek, bana 4,5 yıldır aradığım huzuru veriyor.”